Bugun...
Reklam
Reklam
Gül ve Diken


Merve Sefa KURT
unyevizyongazetesi@gmail.com
 
 

Sümer tabletlerinde yeni neslin çok  tembel, saygısız ve ilgisiz olduğuna ilişkin yazılar arkeologlar tarafından ortaya çıkarılmıştır. Milattan önce 4000 ve 2000 yılları arasında varlığını sürdüren bir devletten bahsediyorum. Literatüre geçenler arasında dünyaya en büyük katkısı yazıyı bulmak olan bir devletten.

Yukarıdaki örnekten de anlaşılacağı üzere eleştiri kültürü, dünya tarihinde belki de suyla, havayla yaşıt bir süreçtir. Kelime yaratıldığında onu bir silah haline dönüştüren insan, baruttan ve daha öncesi olan taştan bile erken kullanmaya başlamıştır bu gücü. Müspet yanıyla daha yararlı ve olumlayıcıyken, menfi tarafı tercih edip bunu bir kaos aracı haline getirmek zaten başlı başına yaratılış fıtratına aykırıdır.

Tasavvufa göre dünyada her şeyden önce güzellik vardı. Buna düzeni ve sükûneti de biz ekleyebiliriz. Bakara Suresi’nde, Allah’ın Arz’da ne varsa hepsini insan için yarattığı ve sonra göğe yönelip onu da yedi katman olarak düzenlediği iletilmiştir. Özdeki düzen, güzellik ve dinginlik buradan gelir. Bu yaratılma sürecinin hiçbir detayında kargaşaya ve bozuk ahenge yer yoktur. Fakat insan eline geçen iradeyi bir güç aletine dönüştürmeye meyyal bir varlıktır.
Taşı sapana, demiri gürze çeviren toplum; kelimeleri de ucu sivri dikenlere dönüştürmekte hiç de geç kalmamıştır. İşin ilginç tarafı ise artık savaş meydanlarında sapan ve gürzün esamesi okunmazken; menfi eleştiri kültürü sosyal ağlar aracılığıyla büyük bedellere rağmen doludizgin yaşamına etmektedir.

Doğal olmayan, sentetik eleştirinin geri döndürülemez sonuçları vardır. Çocukluktan itibaren dinlenmeyen, olumlanmayan, takdir edilmeyen bireyler bugünün antidepresan kullanan kitlesini meydana getirir. Bunun anlamı da güzergâhsız eleştirinin küçük bir kalbe sığan koca bir âlemi yok etmesi demektir. Güzellik uğruna yaratılan, eşsiz bir varlığın yok edilmesi…
Kusursuz bir sistem üzerinde inşa edilen, basit bir kurguyla hayat bahşedilen dünya, tek başınayken eşsiz bir ahenkle günleri birbiri ardına iliştirebiliyor. Fakat işin içine iktidar sahibi olmak istenciyle yaşayan insan karışınca, birden bütün zincir bozulmaya başlıyor. Kendini bir kat üste almak isterken diğerinin omzuna basmakta beis görmeyen bu varlık, “emeğini” ortaya koyarak bir “linç” üretiyor. Halbuki ne kadar kolay dikenlerin arasında başkaldıran gülü fark etmek…



Bu yazı 297 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI