Reklam
Bugun...
Reklam
Advert
Topal Osman Ağa


Cumhur ÖZTÜRK Açı-Yorum
unyevizyongazetesi@gmail.com
 
 

Osman; 1883 yılında tüccar bir ailenin çocuğu olarak Giresun’da dünyaya geldi.

Giresun, Rum nüfusun yoğun ve zengin olduğu bir yerdi. Çocukluğu bu ortamda geçti. Ailesi gibi tüccarlık yapıyordu. Eli açık ve çevresindeki düşkünlere yardımlarda bulunduğu için çevresi tarafından “Ağa” sıfatı yakıştırıldı. Karadeniz’e yerleşen “Çepni” Türklerinden olan Osman; yardımsever olduğu kadar cesur, korkusuz ve gözü pek bir Karadeniz yiğidiydi. 1912 yılında Balkan Savaşına katılmak için askerlik şubesine gittiğinde babası ve amcası tarafından askere alınmaması için para ödendiğini duyunca deliye döndü.

Beraberindeki 65 arkadaşıyla gönüllü birliği kurup Balkan savaşına katıldı. Balkan savaşında dizkapağından aldığı yara “Topal” kalmasına sebep oldu. I. Dünya Savaşında etrafındaki “Karadeniz Uşaklarıyla” beraber oluşturduğu kendi birliğiyle Enver Paşanın “teşkilatı mahsusa” örgütünde görev aldı. Ruslara karşı savaşacağını söyleyince köylüleri ve yakınları: “İyileşmemiş yaralı ayağıyla gitmemesi gerektiğini” söylediler. Osman: “Ben size
hacca gitmeyin diyebilir miyim? Vatanı korumak, hacca gitmenin üstünde görev olduğunu” söyleyip 93 kişilik birliğiyle I. Dünya savaşına katıldı. Harşit çayında Rus ilerleyişini durdurmayı başarıp Tirebolu’nun işgalini önledi ama savaş sırasında “Tifo” hastalığına yakalanınca Giresun’a dönmek zorunda kaldı. Dinlenip iyileşmesi gereken Osman, asker toplamaya devam etti. Topladığı 1500 kişiyle tekrar harbe döndü ama savaş Mondros
teslimiyetle bitince tekrar Giresun’a dönmek zorunda kaldı. Bu sırada; Pontuscu çeteciler Giresun’da köyleri basıyor, insanları katlediyorlardı. Halk, Topal Osman’ın gelişiyle umutlanmıştı. Topal Osman, Giresun’un ileri gelenleri ile toplantı yaparak Giresun Müdafa-i Hukuk Cemiyetini kurdu.
“Padişahın düşmana teslim oluşuyla ondan umudumuz kesilmiştir. Artık kendimizi kendimiz kurtaracağız” dedi ve çetecilerle baş etmek için belediye başkanı oldu. Topal Osman gibi vatansever birinin belediye başkanı olmasından rahatsız olan İngilizler, padişah Vahdettin’in, Topal Osman’ı “Hain” ilan edip idama mahkûm ettirmesini sağladı. Bu
fermanla “hain(!)” olup kaçak durumuna düşen Topal Osman, Giresun dışına çıkarak Giresun dışında da etkinliğini artırmıştır. Rumların Taşkışla’ya Pontus bayrağı astığı haberini alan Topal Osman: “Uşaklar Taşkışla’ya bayrak çekmişler, doğru Giresun’a” diyerek yola koyuldu. Taşkışla’yı sararak Pontus bayrağını indirip Türk bayrağını astı. Bu sırada Pontuscu Rumlar korkudan bakakalmışlardı. Topal Osman, tartışmasız bölgenin en büyük gücüydü ve
gücünü halkından alıyordu. İngilizler bu güçten korkmuşlardı.
Topal Osman Ağa ile Atatürk’ün yolu ilk olarak Havza’da kesişti. Mustafa Kemal, Havza’da Topal Osman Ağa ile uzun uzun görüştü ve Giresun’a, belediye başkanlığına dönmesini emrini verdi. “Sen saklanıp dağa çıkacağına onlar kaçsın” diyerek direnişin ateşini beraberce yaktılar. Topal Osman Ağa ile Atatürk’ün dostluğu böyle başladı. Atatürk, İngilizlerin Milli Mücadeleyi durdurmak için çeşitli İngiliz oyunlarını başlatınca Topal Osman Ağayı Ankara’ya, yakın korumalığını yapması için çağırdı. Böylelikle Atatürk’ü Milli Mücadele sırasında “Karadeniz Uşakları” korumuştur.

İngilizlerin desteklediği “Koçgiri isyanını” bastırma görevini de Atatürk, Topal Osman Ağaya vermiştir. Topal Osman Ağa, isyanı bastırmıştır. Sakarya Meydan Muharebesine de katılan Topal Osman Ağa, birliğinin büyük bölümünü şehit verse de zafer, tüm acıları unutturmuştur. Atatürk tarafından “Yarbay” rütbesi alan Topal Osman Ağa artık Türk Ordunun şerefli bir subayı olmuştur.

Buraya kadar şan ve şerefle vatan savunmasını okuduk. Şimdi, İngiliz oyunlarını okuyacağız. İngilizler cephede kaybettikleri savaşı entrikayla kazanma peşindeydi. Anadolu insanının sinir uçlarını kaşıyor halkı ayrıştırmaya milli birliği parçalayarak yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetini doğmadan yok etmek istiyordu. Bu amaçla etnik farklılıkları
körükleyip Rum ve Ermeni ayaklanmalarını çıkartıp destekliyordu. Yetmediği yerde Kürt isyanına yelteniyor Şeyh Sait isyanını çıkartıyordu. Halkın birliğini bozamayınca dini inançları devreye sokarak “Koçgiri” (Koçgiri ayaklanmasında Alevi Kürtleri kullanarak etnik ve dini çatışmayı amaçlamıştır.) isyanını deniyor ama başaramıyordu. “Din elden gidiyor” safsatasıyla Menemen ve Rize’de işbirlikçilerine silah dağıtıp halkı kışkırtmaya çalışıyor ama başaramıyordu.
Tek çare; Meclisi karıştırmak, Milli Mücadelenin kalbini dağıtmaktı. Mecliste Atatürk’e muhalif gurubun başı olan Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey, aniden ortadan kayboluyor ve suç Topal Osman Ağaya yıkılıyordu. Azmettirici olarak da Mustafa Kemal gösteriliyordu. Çok basit bir kışkırtma cinayetiyle, taraflar çatıştırılacak Milli Mücadele
kaybedecek, İngilizler kazanacaktı. Mustafa Kemal Atatürk’ün muhalif birini susturmak için öldürttüğünü düşünmek aptallıktır. Muhalifini; bırakın öldürtmeyi hapse atıp itibarını dünya kamuoyunda düşürmeyecek kadar da akıllı birisidir. Bunun İngiliz oyunu olduğu çok açıktır.
Topal Osman Ağa hakkında iki cinayet suçlaması vardı: İlki; Trabzon’da 1 Temmuz 1922’de Kayıkçılar Kâhyası Yahya Kaptanı öldürdü diye. Ama cinayeti İsmail Hakkı Tekçe’nin işlediği; 55 yıl sonra adamının itiraf etmesiyle anlayabiliyoruz. 1 Aralık 1977’de Günaydın gazetesine yaptığı itirafnamede: Tekçe ve iki adamıyla birlikte Yahya Kaptan’ı katlettiğini itiraf etmiştir. Tekçe; tıpkı Yahya Kaptan cinayetinde yaptığı gibi, Ali Şükrü Beyi öldürmüş
suçu da Topal Osman Ağaya atmıştır.
İsmail Hakkı Tekçe, Topal Osman Ağayı on sekiz saat süren çatışmanın ardından teslim alan kişidir ve Topal Osman Ağayı yargılanmaya götürmektense önce kafasından vuran sonrada kafasını gövdesinden ayıran Muhafız Taburu Komutanıdır. Tarafları kışkırtmak için kafası gövdesinden ayrı olan Topal Osman Ağanın cenazesi;
meclisin önünde ayağından asılarak teşhir edilmiştir. Bu iğrenç davranış bile amacın adalet olmadığı, toplumu kin ve nefrete sürükleyerek çatıştırmak olduğunu açıkça göstermektedir. Topal Osman Ağanın adı da kahramanca mücadelesi de kalleş bir oyunla lekelenmeye çalışılmış ama bizzat Atatürk tarafından cenazesi Giresun’a gönderilip iadeyi itibarla defnedilerek mezarı yapılmıştır.
Tarihe not olsun diye söylüyorum; Bu topraklar, tarihin en cesur ve yiğit vatanseverini, Topal Osman Ağayı, gördü. Anısına saygıyla…



Bu yazı 1443 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI