Reklam
Bugun...
Reklam
Advert
Recep Emice


Cumhur ÖZTÜRK Açı-Yorum
unyevizyongazetesi@gmail.com
 
 

Sizlere Topal Osman ve Hekimoğlu’ndan sonra bölgemizin bir başka kahramanını, Rizeli İpsiz Recep Emice’yi tanıtmak istiyorum. Bir söylentiye göre 1862, başka bir söylentiye göre 1865 yılında doğmuştur. Biraz kabadayı, fazla heyecanlı ve atak ama her Karadenizli gibi yufka yürekli bir insandı Nişancılığı ve yardımseverliği ile tanındı. Hatta söylentiye göre bütün malını mülkünü satıp bir kısmını hapishanedeki arkadaşlarına diğer kısmını da camiye bağışladığı için beş parasız kalmış “İpsiz” lakabını da böylelikle almıştır. Ancak, özellikle Milli Mücadele yıllarındaki kahramanlıkları nedeniyle daha çoklukla “Emice” olarak anılmıştır.

I.Dünya Savaşı öncesinde Rizelilerin yoğun olarak çalışmaya gittiği Rusya’nın muhtelif yerlerine deniz ticareti ve yolcu taşımacılığı yapmıştır. Taşımacılık işleriyle beraber kaçakçılık ve korsanlık faaliyetlerinde de bulunmuştur. Bu sıralarda Ermeni komitacılarla girdiği çatışmada komitacıları öldürdüğü için Ruslar tarafından tutuklanarak Sibirya’ya sürgün edilmiştir. 1917’de Sibirya’dan firar ederek Rize’ye geri gelmiştir.

3 Mart 1918 günü imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması gereği Ruslar, Batum’u terk etmeyince, bölgeyi Ruslardan almak için sevk edilen askeri birliklere beraberindeki gönüllülerle katılarak Ruslara karşı çatışmıştır.

Bir söylentiye göre: Rize sahilinde karaya oturan 250 tonluk bir Rus yelkenlisini yüzdürmeyi başarıp gemiyi sahiplendiği, Başka bir söylentiye göre: Batum’dan erzak yüklü bir gemiyi kaçırdığı da iddia edilmektedir. Bu gemiyle Zonguldak’tan İstanbul’a kömür nakliye işleri yapmaya başlamıştır. Bu ticaret, 1920 yılı başlarında geminin Kefken açıklarında batmasına kadar devam etti. Geminin batması üzerine adamları ile sahile çıkan Recep Reis bu bölgeye yerleşmiştir. Ardından arkadaşları ile Kefken açıklarından geçen gemileri soymaya ve bölgede eşkıyalık yapmaya başlayan İpsiz Recep yaptığı eşkıyalıklar yüzünden İstanbul Hükümetince yargılanıp idama mahkum edilmiştir.

İpsiz Recep bunu üzerine, Kefken’den İstanbul’a geçerek Kuva’yı Milliye’ye katıldı. Milli Mücadelenin önemli isimlerinden Harbiye Nezaretinde görevli Yüzbaşı Ziya Bey ile görüşerek İstanbul’da özellikle de Sarıyer muhitinde dehşet saçan Rum çeteleriyle mücadele etmeye başladı. Çevresinden topladığı arkadaşlarıyla kurduğu müfreze Ermeni ve Rum çetelerine göz açtırmadı hatta birçoğunu ortadan kaldırdı.(Andon çetesi). Çetelere karşı yürütülen mücadele işgal kuvvetlerine karşı da yürütülüyordu. Bazen münferit bazen de toplu bir şekilde işgal gücü askerlerine karşı eylemler yapıldı. Faaliyetleri nedeniyle İngilizler tarafından her yerde aranması üzerine Kefken’e geçti.

İpsiz Recep’in Milli Mücadele’ye katılmasında Süvari Kaymakamı Âtıf ile Doktor Yüzbaşı Raif Beylerin önemli bir yeri oldu. Kuvâ-yı Milliye, İpsiz Recep’in katılmasıyla birlikte Batı Karadeniz kıyılarında ve bu kıyıya yakın iç kesimlerde önemli ölçüde söz sahibi oldu. İpsiz Recep, 1920 yılı Aralık ayında Şile’ye görevlendirildi. İpsiz Recep, Karakol Cemiyeti’ne üye oldu. Bir süre sonra Cemiyet, Marmara Bölgesindeki kuvvetlerini mıntıkalara ayırdı. Bu görevlendirme sonucunda İpsiz Recep Kefken’e kumandan oldu.

Bölgedeki gücü iyice artan İpsiz Recep, Kefken’de açıktan geçen düşman ülke gemilerine ve düşman ülkelere yük taşıyan yerli gemilere el koymaya başladı. Öte yandan Rum çetelerine karşı mücadelede de devam etti.

İpsiz Recep, daha sonra Kefken’in doğusunda bulunan Karasu bölgesine yerleşti. Adamlarını bölgeye dağıtarak  altı ve on kişilik karakollar kurdu. Bölgede sadece Ermeni ve Rum çetelerle değil, isyancı Abazalarla da mücadele etti. Müfrezesi, “Orhangazi Müfrezesi” olarak anıldı.

Milli Mücadele boyunca kendisine verilen görevleri yerine getirmek için büyük çaba sarf etti. 8 Haziran 1920 günü Fransızlar tarafından işgal edilen Ereğli’nin kurtarılmasında müfrezesi büyük başarı gösterdi. İkinci İnönü Savaşı sırasında Kandıra’da bulunan Yunan Tugayı’nın İnönü hattındaki diğer kuvvetlerle birleşmesini önleme emrini diğer müfrezelerle birlikte başarıyla yerine getirdi. Daha sonra Yunanlıların İzmit’ten atılmasında büyük fayda sağladı. Yine Milli Mücadele boyunca İstanbul’dan Ankara’ya gizlice geçen zevata yardımcı oldu. Sadece kişilerin geçişinde değil, İstanbul’dan Anadolu’ya silah sevkiyatında da önemli hizmetlerde bulundu.

Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasından sonra Mustafa Kemal Paşa, İpsiz Recep’i Ankara’ya çağırdı. Paşa, kendisine verilen her emri yerine getirmek için canla başla mücadele eden bu milis liderini Ankara’da iyi bir şekilde karşıladı. Kendisine “Emice” diye hitap ederek, ona iltifatta bulundu.

Savaştan sonra Sakarya Karasu’ya yerleşti. Ölümüne değin burada yaşadı. 11 Haziran 1928 tarihinde vefat etti ve Karasu Ulu Cami yanında bulunan mezarlığa defnedildi. Recep Emice, Milli Mücadele’deki hizmetlerinden dolayı TBMM tarafından Kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile taltif edildi. Savaş sonrası yazılmış çeşitli belgelerde “Milis Kumandanı”, “Milis Yüzbaşı”, “Milis Süvari Yüzbaşı”, “İhtiyat Milis Mülâzım (teğmen)” gibi rütbe ve unvanlarla anıldı.

Kuva’yı Milliye’nin ve bölgemizin yiğit kahramanının anısına, saygıyla



Bu yazı 1403 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI