Reklam
Bugun...
Reklam
Advert
Eğitim!!!


Cumhur ÖZTÜRK Açı-Yorum
unyevizyongazetesi@gmail.com
 
 

Konu eğitim olunca çok büyük laflar etmeye gerek yok. Herkes mutlaka eğitim ile ilgili bir şeyler biliyordur. Ya kendi eğitim almıştır ya da çocuklarını eğitiyordur. Bu sebepledir ki eğitim hakkında herkes az ya da çok fikir sahibidir. Bu bağlamda konuşacaklarımızda karşılıklı verim alabileceğimiz düşüncesindeyim.

Bir yıldır ölümcül salgın (pandemi) dediğimiz bir bela ile uğraşmaktayız. Bu süreçte eğitimde neler yaşandı? Neler eksik kaldı? Bir bakalım…

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde toplam 18 milyon 241 bin 881 öğrenci bulunuyor. Yine bakanın ifadesine göre: öğrencilerin yaklaşık 6 milyonu uzaktan eğitime ulaşamadı. Bu da gösteriyor ki: her üç öğrencinin biri eğitime ulaşamamış. Bu arada ulaşan öğrencilerin de bütün derslere ulaşamadığını belirtmek gerekir. Elindeki internet kotası yüzünden öğrencilerin Matematik, Türkçe, Fen Bilgisi gibi dersleri dinleyerek internetini idareli kullandığına öğretmen olarak ben şahidim.

Çok acı bir durum bu arkadaşlar: “İnternetim bitmek üzere öğretmenim ikinci derse giremeyeceğim, özür dilerim” diyen öğrenciniz oldu mu? İnternete parası yetmediği için ikinci derse giremeyen öğrencileriniz varken rahat rahat ikinci dersi anlatabildiniz mi?

İnsanın aklına hemen şu sorular geliyor:

-Türkiye’de; öğrencilere, EBA için interneti bedava yapmak çok mu zor?

-Her yere maske ve aşı dağıtmaya muktedir olan ülkemiz, kendi çocuklarına neden yetişemiyor?

-Başka ülkelerin IMF’ye borcunu ödeyebilme gücüne sahibiz de öğrencilerimizin internet borcunu neden ödeyemiyoruz?

“Salgın döneminde her şey aksadı bu normal” diyebilirsiniz, haklısınız. Bilmemiz gereken şu: sebze yetiştiremediysek parasını verir alırız, teknoloji üretmediysek parasını verir alırız. Paramız yoksa borçlanırız yine alırız. Peki, çocuklarımızı yetiştiremezsek ne yapacağız? Hadi paranız bu sorunu çözsün bakalım…

Eğitim bakanlığımız bu salgın sürecinde tam anlamıyla sınıfta kalmıştır. Sorunlara kayıtsız kalarak çocukların hayatında telafi edilemeyecek eksikliklerin oluşmasına sebep olmuştur.

Eğitimde başarı sıralamasında sonlardayız ama dünya üzerinde okullarını en uzun süre kapalı tutan ülkeler sıralamasında ilk üçteyiz. Bugün itibarıyla bir yılı geçmesine karşın öğretmenlerin aşılanması halen tamamlanamamıştır. Plansız ve bilgisizce hareket edilmiştir.

Önümüzdeki eğitim öğretim yılına kadar aşılanmanın tamamlanması ümidi ile beklemekteyiz. Batılı ülkeler 12 yaşa kadar çocukların aşılanması kararı alarak gerekli hazırlıklarını tamamlamış ve aşılamaya başlamışken biz Eğitim Bakanlığımızdan böyle bir çalışma görememekteyiz.

 

Bütün bu yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olmamalarına karşın eğitimciler ve öğrenciler sonucuna katlanmak zorunda bırakılmıştır. Eğitim bakanlığı bu süreçte boş durmamış ve eğitim ile çok önemli iş ve işlemler gerçekleştirmiştir, hakkını teslim etmemiz gerekir.

-Öğrencilerin internetini ücretsiz yapamamış ama “Andımız”ı yasaklanması kararını kaldıran Danıştay’ın üyelerinin değişmesini bekleyip üyeler değişince de temyiz etmiştir.

Büyük bir başarıyla Eğitim Bakanlığımız “Andımız”ı yasaklamayı başarmıştır. (Gariptesadüf ki yerli ve milli sendikalar tepki vermemiş sessiz kalarak kararı kabul etmişlerdir.)

-Öğretmen ve öğrencilerin aşılanma önceliğini sağlayamamış ama eğitim için çok önemli olan boş olan müdür ve müdür yardımcılığı kadrolarına müdür atayarak eğitim öğretim faaliyetlerinin aksamasını önlemiştir.( Garip tesadüf ki atanan müdürler hep malum sendikalardan olmuş, tesadüf ya!!!)

-Öğrenciler uzaktan eğitime uzak kalmış ama Usulsüz atandığı bilinen şube müdürlerinin atamalarını Danıştay bilmem kaçıncı kez iptal etmiş ama Eğitim bakanlığımız mahkeme kararına rağmen bu şube müdürlerinin atamasını iptal etmemiştir.

Okulların açık kalması, Okul bileşenlerinin (Öğretmen, Öğrenci, Yardımcı Hizmetli, Kantinci, Servis Şoförü) aşılanma önceliği, gündemimiz olması gerekirken bu süreçte ne yazık ki bunları yaşadık.

Televizyonlarda her konuyu bilen, her konuda ahkâm kesen “sözde” gazeteciler gibi oturduğumuz yerden ahkâm kesmek kolay. Bu eksikliklerle biz bir kuşağı ne yazık ki kaybettik. Sadece derslerden geri kaldıklarını kast etmiyorum. Hayatın birçok alanından geri kaldılar.

Siz okulda sadece matematik, fizik, kimya öğretildiğini mi sanıyorsunuz? Okullarda öğrenci hayatı öğreniyor. Öğrenci okulda; tüm eksikliklerine karşın mücadele etmeyi öğreniyor. Sorunlarla baş etmeyi öğreniyor. Arkadaşlık kurmayı, sevinmeyi, üzülmeyi iyiyi ya da kötüyü öğreniyor. Sosyalleşiyor, davranış geliştirmeyi öğreniyor. Evlerde internet bağımlısı bir kuşağın oluşmasına şahit olduk. Bu bağımlılığın cezasını önümüzdeki kaç kuşak çekecek göreceğiz.

Buradan bilmenizi isterim ki: Bu sürecin iyi yönetilememesi sonucu okullarımızı ne yazık ki açamadık ve çocuklarımız derslerinde geri kaldılar. Ben bundan rahatsızlık duymaktayım. Kurumlara müdür atayarak, Andımızı yasaklatarak vicdanımı da soğutamıyorum. İnterneti olmadığı için derse giremeyen ya da bilgisayarı veya tableti olmadığı için dersinden geri kalan öğrenci için birilerinin de sorumluluk alması gerektiğini düşünüyorum. Yunanistan’ın bu süreçte bizden çok iyi olmasından ders çıkarılması gerektiğini düşünüyorum.

Ben, yaşadıklarımızı vicdanımla dile getiriyorum. Yorumu da size bırakıyorum.



Bu yazı 1648 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI