Bugun...
Tramp’dan Bugünkü Ekonomi Sürecine


Yüksel Şahin Karşı Pencere
unyevizyon@hotmail.com
 
 

ABD başkanlık seçimlerini Tramp’ın kazandığı gece, ellerinde AKP bayrakları ile meydanları dolduran partililerin o geceki coşkusunu hatırlıyorum da “ Asıl adı Davut Turan’dır; kendisi gizli müslümandır…” demelerinden bu güne bir yıl on ay geçti.

Bu süreçte:
Fetö ’nün hamisi olduğunu…
ABD-Türkiye ilişkileri zirve yapması beklenirken, aslında Türkiye’yi hiç umursamadığını…
PKK ve PYD gibi terör odaklarını, iki bin yıllık köklü tarih ve devlet geleneği olan Türkiye’ye tercih ettiğini…
Müslüman denilen Tramp’ın bırakın Müslüman olmasını, Türkiye, İran aleyhine İsrail çıkarlarını önceleyen Evanjelik olduğunu…
Rahip Brunson krizini özellikle tırmandırdığını yeni fark ettik…
Geçmiş iktidarların gece yarısı operasyonları ile Markı, Doları iki katına çıkararak TL cinsinden nakit sıkıntılarına buldukları yöntem aklıma gelince acaba birilerinin işine de mi geldi(!?) demekten de kendimi alamıyorum…
Ve dahi:
“Rahip Brunson’u salıverin” talimatına olumsuz cevap veren Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanımızın ABD’deki mal varlıklarına el koyduğuna…
Başta, başka ülkeler dâhil kredi taleplerimizi engelleyeceğine… 
F35 savaş uçağı olmak üzere diğer stratejik silahların satışını durdurduğuna…
Ülkemle ilgili farklı ekonomik yaptırımları devreye sokacağına ilişkin açıklamasından sadece birkaç gün geçti.
Ve Başkanlık, elinde başta Kürecik olmak üzere İncirlik dâhil ABD’nin 23 üssü varken sadece mütekabiliyet esasına göre ABD’nin Adalet ve İçişleri Bakanlarının mal varlıklarına el koyduğunu açıkladı…
Havuz medyası haberi manşetten, “ABD’ye misilleme…” diye duyurdu. Hemen açıklayayım, ABD İçişleri Bakanlığı’nın görevleri, milli parklar, orman alanlarını ve doğayı koruma, maden ve petrol alanlarının tespiti ve arama ruhsatı verme, balıkçılık, jeolojik araştırmalar ve Kızılderililerle ilgili konuları kapsarken, bizdeki İçişleri Bakanlığı’nın görevleri ile yakından-uzaktan bir benzerlik göstermez; eşiti ve muhatabı da değil.
Oysa bu durumu frenlemek için yurt içinde bir dizi ekonomik tedbir almamız, dosta düşmana ilan etmemiz gerekiyordu…
Tramp’ı dün müslüman diye kamuoyuna yutturmaya kalkmaları çok komik kaçmıştı…
Tıpkı ABD İçişleri ve Adalet Bakanlarının mal varlıklarına el koyduk misillemesi de karşılığı ve caydırıcı hiçbir yaptırımı olmayan amaçsız en az onun kadar komik diyebilirim.
***
Tabi ekonomik sorunlar yeni değil.
Son on altı yılda 129 milyar Dolar olan dış borç 450 milyar Dolar…
Özel sektörün devlet garantili Dolar cinsinden dış borcu 245 milyar Dolar…
2018 yılı içinde kısa vadede ödenmesi gereken dış borcumuz 200 milyar Doların üstünde…
MB. Dolar rezervi 34,2 Dolar… -Bu demektir ki, acil Dolar cinsinden dış krediye ihtiyaç var.- Cari açık 45 milyar Dolar…
İhracatta ileri teknoloji ürünlerinin payı % 2…
İşsizlik % 13 ile yedi milyona dayandı…
Bir de bunlara, ABD aleyhine İran’la sürdürülen ticari ilişkileri…
ABD’nin PKK ve PYD ile olan ilişkilerinde Türkiye ile çıkar çatışması yaşamasını…
ABD çıkarları ile örtüşmeyen Suriye konusundaki tavrımızı, Doların engellenemeyen yükselişini ekleyin… -Hemen belirteyim bu konularda baştan sona ülkemin tavrını desteklediğimi belirteyim.-
Hatırlayın…
İktidar’ın, “Erken seçim gündemimizde yoktur.” dediği günlerin sonrasında D. Bahçeli’nin, “Ekonomik şartlar sürdürülebilir değil; erken seçim zorunlu…” çağrısına balıklama atlayıp seçim kararı alırken ortada Rahip Brunson hiç yoktu; o işin kılıfı!
Yani kaçınılmaz son bekleniyordu…
Sorunun büyüyeceğini hatırlatanlara: “Dolar çıksa ne olur çıkmasa ne olur?” denilmişti… O günlerde başta İ. Kesici gibi önemli ve sayılı ekonomi otoritesi, dış borcun, işsizliğin, artan cari açığın rekor yaptığını…
Teknoloji ve istihdama yönelik yatırımlarla desteklenmeyen ekonomilerin sürdürülebilir olmadığına ve 2018 yılı için kısa vadede acil ödenmesi gereken dolar cinsinden dış borçların ekonomiyi zorlayacağına ilişkin açıklamaları vardı.
İktidar ise tedbir almak yerine, ekonomimizin dış gerilimlere karşı dirençli ve her şeyin ekonomi kuralları içinde geliştiğini, şayet olumsuzluklar olursa gerekli tedbirlerin alındığını açıklamıştı kamuoyuna…
Ekonomide yeri olmayan bu türden kabadayılıklara ek, seçim sürecinde sürdürülen seçim ekonomisi de ekonomideki kötü gidişe tuz-biber oldu!
Başkanlığın, faiz artırımı, “Parana sahip çık.”, “Dövizlerinizi bozdurun…” çağrıları yetersiz kaldı.
Özetle:
“Dış güçlerin oyununa misliyle cevap verilecek…” Çıkışı ile ekonomideki kötü gidişe konulan teşhis tedaviye cevap vermiyor!
Bir de doktorunun acemiliğini ekleyin!
***
Halâ yanlış yapılıyor…
“Onların Doları varsa bizim de Allahımız var!” çıkışıyla;
İktidar lehine halkı yanıltmaya programlı havuz medyasının algı operasyonuyla ekonomik krizin düzeleceğine inananlar var.
Buyurun “ a haber TV’nin” haberi, dinleyin ve karar verin…
“Türkiye’nin TL’ye dönüş hamlesi ABD’yi endişelendirdi. Geleceğin CIA’sı olacağı söylenen ABD’li düşünce kuruluşu Stanford TL seferberliğinin dünyadaki sistemi değiştirebileceğini açıkladı.
Türkiye parasına sahip çıktı, dünya devlerini endişe sardı. ABD TL seferberliğinden korktu.
ABD merkezli milli düşünce kuruluşu Stanford dünyada yeni bir sistemin doğabileceğini duyurdu. Çünkü hem vatandaş, hem kurumlar ellerindeki dövizleri TL’ye çevirmeye başladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, yerel parayla ticaret yapalım açıklaması da etkisini gösterdi. Rusya Merkez Bankası TL ile ticaretin önünde bir engel olmadığını açıkladı.
İşte bu gelişmeler dünyanın büyük ekonomilerini düşündürmeye başladı. ABD düşünce kuruluşu Stanford Türkiye’nin yerel para hamlesinin başka ülkelerin de katılması halinde yeni bir küresel dalga oluşturması halinde yeni bir küresel sistem değişikliği yaşanabileceğini iddia etti. Stanford’a göre Dolara alternatif küresel para birimi değişikliği yaşanırken şu an Doların yerini alabilecek birkaç aday bulunuyor. Düşünce kuruluşuna göre en güçlü aday İngiliz Paund’u ve Japon Yeni… Zayıflayan Çin Yuan’ı ve 2001 yılının gözde parası Avro ise en zayıf adaylar olarak gösteriliyor…
Bu arada yıldızı parlayan TL hızla değer kazandı.”
Özetle:
Ekonomi mantığı içinde her türlü tedbire tamam…
Algı algı da bunun da bir mantığı olmalı… Krizi sulandırıyor!
Bu türden abartılı ve hiçbir ekonomik gerçekle örtüşmeyen çıkışların, kamuoyunu kandırma dışında kimseye faydası yok.
Haliyle algı bu olunca, bu türden doğmalarla güdülenen ülkemde, “Doları düşürmek için Salavat zinciridir! Arkadaşlar biraz daha Salavat; ABD çökecek! Acil yayalım; işe yarıyor; piyasaları izleyin lütfen…”diyenlerin;
Berberlerin Amerikan tıraşı yapmama kararıyla, “Coca Cola” satmamakla, bozdurdukları 3 milyon Dolarla ABD’ye hiza-istikamet tayin edeceğini sananların, doların düşeceğine ilişkin paylaşımlarına şaşmıyorum.



Bu yazı 970 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI