Reklam
Bugun...
Konjonktür ve Yeni Stratejik Ortağımız


Yüksel Şahin Karşı Pencere
unyevizyon@hotmail.com
 
 

Geçmişten bu güne Suriye politikamızı hatırlatayım önce…
Suriye konusunda BOP Eş Başkanı olarak ABD’yle birlikte hareket ediyorduk önce…
Silahların parası Suudi Arabistan’dan, silahlar ABD’den olmak üzere, ABD ile birlikte kurduğumuz IŞİD terör örgütü militanlarını ülkemizde eğitip, donatıp, lojistik destek sağlayarak, Beykoz Korusu’ndan ilahilerle Suriye’ye yollamıştık.
Proje, üç aya kalmaz, ABD ve İsrail çıkarlarına uygun olarak Esad’ı devirip, Emeviye Camii’nde Cuma Namazı kılmaktı; olmadı.
Sonuçta, “Kardeşim!” diye kucaklaştığı Esad’la düşman oldu.
O dönem ABD ve İsrail yanlısı politikalarımız nedeni ile savaş uçağını düşürdüğümüz Rusya’nın ekonomik ambargosuna maruz kalırken, İran’ la da restleştik…
IŞİD denilen terör örgütü elimizde patladı!!
Tutarsız Suriye politikamız nedeniyle ABD ve S Arabistan ile bozuştuk; ABD silah ambargosu ve ekonomik yaptırımlar uygularken, S. Arabistan PYD ve PKK’nın silah tedarikçisi oldu.
Ve bu gün stratejik ortak iması yaptığımız Rusya ve İran’la Suriye politikamızı şekillendirmeye çalışıyoruz. Yani durum tamamen konjonktürel…
***
Yabancı kökenli “konjonktür” kavramının tanımı ne peki?
Şöyle açıklıyor kara kitap(!): “Ekonomi, sosyal, vs. durumlarla ilgili mevcut durumu, istatistikleri, algıları, nesnel durumları kendi çıkarlarına göre kullanma becerisi; kendi çıkarlarına, elverişli bir durum yaratma, fırsata dönüştürme…”
Türkçesi özetle, zamana, çıkarlara, o günkü nesnel durumlara göre yeni davranış, strateji ve refleks geliştirme ve kullanma; aysarlık… -bir kararda durmama-
Başkanlığın ekonomide, iç ve dış siyasette başvurduğu yöntemle;

İktidara konumlu bir havuz yazarının geçmişte farklı değerlendirdiği bir konuya bu gün methiye düzmesi işte bu durumla ilgili…
***
Suriye politikamız ve ekonomik yaptırımlar…
Ortağı olduğumuz 5. Nesil uçak projesinde parasını verdiğimiz uçaklara ambargo koyması…
Rus menşeili S-400 savunma füzeleri meselesi…
ABD’nin Suriye politikası ile terör örgütleri PKK-YPG lehine tavrı sonucu gerginleşen ABD ilişkileri konjonktürel olarak yeni stratejik ortak arayışına itti.
Düşünülen yeni stratejik ortağımız ise kimi otoritelerin de “Ayı ile gerdeğe giren sonucuna katlanır!” dediği Rusya…
“Nasıl bilirsiniz?” sorusuna gelince:
Ermenistan-Türkiye ilişkilerinde Ermenistan çıkarlarına taraf ve silah tedarikçisi…
Malum, Azerbaycan topraklarının bir bölümü Ermenistan işgalinde; Azerbaycan- Ermenistan meselesi ile yine Azerbaycan-Ermenistan arasında itilaf konusu olan Karabağ meselesinde Ermenistan adına taraf…
Uçak düşürme meselesinde gördük; çıkarları söz konusu olduğunda ABD’nin bu günkü yaptırımlarına benzer tehditleri hiç çekinmeden yapma potansiyeline sahip…
Ülkemizin hassasiyetlerine rağmen Suriye konusunda Esed ve kendi çıkarlarını önceleyen…
İdlip konusunda müzakerelere, verilen sözlere rağmen, masadan kalktıktan hemen sonra sivil yerleşim yerlerini bombalayan Türki cumhuriyetlerinin ülkemizle olan ilişkilerinden rahatsızlık duyan…

Geçmişte boğazlarımız üzerinde hak iddia etmiş bir ülke…
En son İdlip konusundaki tavrı size bir fikir verebilir…
Rusya-Türkiye ilişkilerinde perspektif bu ve buna rağmen Dış İşleri Bakanımız çıktı ekranlardan, ” Yeni stratejik ortağımız Rusya niye olmasın?” dedi.
Yıllar önce TSK’da aktif görevde bir generalimiz aynı konuyu: “ Türkiye ABD’ye ve AB’ye mahkûm değildir. Stratejik ortaklıkta Rusya, Çin, Şangay Beşlisi gibi seçeneklerimiz var.” diye dillendirmişti.
İktidar adına cevabı, İktidar’a angaje bir gazetenin, yine iktidara konumlu kadrolu köşe yazarı, generalimizin düşüncesini alaya alarak, manşetten şöyle cevap vermişti : “Generalin Emeklilik Rüyası!”
Manşetten o gün generali alaya alan yazar, yıllar sonra, Türkiye-Rusya doğal gaz boru anlaşmasının büyük ortağı, bu gün gazetesinde yazdığı patronu olunca yüz seksen derece çark ederek dedi ki, “Asrın stratejik ortaklığı…”
Doğrudur ya da yanlıştır, onu aramıyoruz; eleştirimiz ikiyüzlülüğe, günü birlik palyatif tedbirleri öncelerken, gelecek hesabı yapamayacak kadar siyasette basiretsiz ve acemi olanlaradır.
Konjonktürel duruma göre kendi çıkarlarına, her kim ve nerede görevli ise inanmasa da duruma göre konulduğu kabın şeklini almada sınır tanımaz, cıvık, kalemi kiralık, sıvımsı yalakalaradır!
***
Diyoruz ya durum tamamen konjonktürel ancak bu aysarlık, dış politikadaki tutarsızlık sorunları halletmek yerine yumaklaştırıyor!
Buyurun, 12 gözlem istasyonu kurduğumuz İdlip ’in kontrolü askerlerimizde…
Ayrıca İdlip’ te, aldıkları toprakları, Rus destekli Suriye ordusuna terk etmek zorunda kalarak geri çekilmekte olan ayrılıkçı teröristler de var. Sayılarının yüz bin civarında olduğu söyleniyor.
Hatırlayın… Başkanlık: “Türkiye’nin koruması altında olan İdil’e yapılacak bir saldırı Türkiye’ye yapılmış sayılacak.” açıklaması yapmıştı.
Bu açıklamaya rağmen günlerdir Rusya’nın bombardımanı sürüyor.
Bu arada bombalamalarla eş zamanlı olarak, Türkiye’nin, El Nusra ’nın yan kolu olan Tahrir El Şam’ı terör örgütü listesine aldığını anti parantez belirteyim.
Olaylar bu minvalde seyrederken, Başkanımız Putin ‘le konuştuğunu söyledi.
İfadesinde: “Sayın Putin ’le Halep ‘i konuştuk. Hava operasyonlarını durduracaklarını ifade etti. El Nusra ‘nın oraları terk etmesi konusunda ricacı oldu. Arkadaşlarımıza bu konuda gerekli talimatı verdik.” - Arkadaşlarımız dediği de terör örgütü El Nusra; hatırlatayım-
Bu davranış hangi konjonktürel durum ile açıklanır bilemiyorum; ülkelerin güvenliği konusunda stratejik hamleler ulu orta kamuoyu ile neden paylaşılır henüz anlamış değilim.
Zira ülkesinin dış siyasetinin güvenli olmadığını düşündüren bir davranış…
Bu arada günler önce terör listesine aldığın bir örgüte verilen talimatla, aramızdaki iş birliğinin -artık niye yapılmışsa- açık edilmesinin mantığını anlamaya çalışırken;
PYD ve PKK’yı kendi çıkarlarına kullanan ABD’ye, terör örgütleri ile işbirliği iması yaptığımızda, ABD’ nin El Nusra hatırlatmasına bir cevabımız var mı ayrıca merak ediyorum…
Sonuçta, mantıklı bir hamlemiz yok; tamamen konjonktürel davranarak ve alışkanlık haline getirerek, sorunları çözmek yerine daha da büyüttük!
Daha iki gün önce Suriye ve Rusya’nın İdlip ’e müdahalesini görüşmek ve çözüm bulmak üzere Rusya, İran, Türkiye üçlü zirvesi vardı Tahran’da...

Müdahalenin olası sonuçları arasında İdlip ’ten kaçacak olan sivillerin durumu, ülkemizin hassasiyetleri görüşüldü.
Görüşmede, Putin ’nin mimiklerinden de anlaşılacağı üzere, Erdoğan-Putin tartışmasına tanık olduk ekranlardan…
Erdoğan’ın, ÖSO’su ile ilişkimizi açık eden ateşkes çağrısına, Putin, “Terörist örgütler burada yok, kimi muhatap alacağız?” sorusuna, alışık olduğumuz türden konjonktürel bir cevap dahi yoktu; sessiz kaldı!
Alternatif stratejik ortak olarak düşündüğümüz Rusya daha anlaşma masasından kalkalı saatler olmadan, sözde anlaşmaya rağmen İdlip’-te sivil yerleşim yerlerini bombalamaya devam etti/ediyor.
Özetle:
Hamlelerimiz, kendi açımızdan her ne kadar konjonktürel ise de her ülke, planlayıp uzun vadede devreye sokacağı dış siyasetinden vaz geçerek, kısa vadede konjonktürel duruma göre kendi karşı hamlelerini sürüme sokabileceğini düşünemedik.
Ve uzun vadeli stratejiler geliştirmek yerine, konjonktürel davranarak anı kurtaracak politikalar, uluslararası alanda güven bozulmasına neden olmaktan başka bir işe yaramadı.
İç politikayı ve ekonomiyi, konjonktürel bu türden hamlelerle zaten içinden çıkılmaz hale getirmiştik…
Dış politikada da konjonktürel davranarak dış siyasetimizde de süreci etkileyecek tutarsız davranışlarda ısrarcı ve ülkemizin geleceğini sabote etmeye devam edecek miyiz sorun bu…
Stratejik ortak konusunda neyi hedefliyorsan, karşı tarafın da senden beklentisi olacağını, kendi stratejilerini ortaya koyacak konjonktürel davranışlara yöneleceğini göz ardı etmeden, konjonktürel davranmak yerine karşılıklı çıkar ilişkileri kurmanın yolu aranmalı…
Bu arada ayı ile daha gerdeğe girmeden neler olacağını da gördük!



Bu yazı 982 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI