Bugun...
Hükümet, Anketler ve Yeni İttifak Arayışları


Yüksel Şahin Karşı Pencere
unyevizyon@hotmail.com
 
 

Yeni-eski Türkiye kavramını onlar atmıştı ortaya; öngörülerine göre başkanlıkla yeni Türkiye’de ekonomi dolayısı ile ülke uçacaktı!

Uygulamada öngörülen düşüncelerle örtüşmeyen tek adamlı Başkanlık sistemi…

Aynı süreç içinde ABD ile papaz polemikleriyle yaşanan zıtlaşma, döviz kurlarında aşırı zıplamaya, akabinde domino etkisiyle piyasalarda, doğalgazdan, benzine, mazota, elektriğe % 40’lara varan ağır zamlara ve ekonomide krize neden olmuştu.

Krizi hissetmeyenler de var tabi!

O süreçte Cumhurbaşkanımızın çelişkili açıklamaları vardı.

Kâh, “Önemli süreçten geçiyoruz.” diyerek ekonomik krize vurgu yaparken, bir başka konuşmasında da, “Kriz-miriz yok, olay psikolojik!” dedi.

Ekonomi Bakanımız B. Albayrak ise, “YEP” -Yeni Ekonomik Program- açıklaması ise ekonomik krizin varlığını tesciller nitelikteydi.

Milleti abandone eden açıklama ABD’den yine Cumhurbaşkanımızdan geldi: “ Krizin papazla ilgisi yok.”

Bu kafa karışıklığı, kamuoyuna, taban tabana zıt farklı tepkiler vermeleri Cumhurbaşkanı ile hükümeti, o süreçte birbirlerini yalanlar konumuna düşürmüştü…

Aradan yaklaşık üç ay geçti.

Dolar 5,40, Euro 6,20 bandında…

Bu arada halkta hissedilen enflasyon % 30’un çok üstünde olmasına rağmen hükümetin enflasyon açıklaması % 25.

Hükümetin son açıklaması ise: “En kötüsü aşıldı…” şeklinde.

Açıklama, hala yüksek olan dövizi, yüksek enflasyonu açıklamıyor. Ayrıca ekonomik kriz, “kriz yok”, “psikolojik” diye geçiştirilmeye çalışılınca da bitmiyor. İster-istemez halk soruyor: “Kriz yok ya da psikolojik her neyse, en kötüsü aşıldı.” denilerek neyi kast ettiniz?

***

Sorular bundan ibaret değil, muhtelif ve iktidarın son yılını, geçmiş olayları da katarak sorgulamaya almış durumda…

Haliyle ekonomik krizin piyasalara ve piyasanın halk üzerindeki etkisi tartışılmaz…

Bu durumun siyaseti nasıl etkilediğini, yaklaşan yerel seçim sürecini nasıl yönlendireceğini anlamamız açısından anketler önemli.

Anketler, halkın % 69’u tartışmasız kriz var diyor.

AKP’ye oy vermiş % 29,6 seçmenin de ülkenin kötü yönetildiği konusunda hem fikir…

Haliyle ellerinin tersiyle, “Herkes yoluna…” diyerek itilen ittifak çağrısının bu sefer de AKP’den gelmesinin tek nedenidir bu durum.

***

Hatırlayın…

Bundan günler önce yerelde MHP’nin ittifak önerisi vardı. Hatta kararlılığını ekranlardan, “Biz kazanamayacağımız yerlerde aday gösterecek kadar aptal mıyız.” diyerek göstermişti.

Getirdiği teklife göre:

MHP, İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir vs. gibi illerde AKP’yi destekleyecek, buna mukabil de AKP’de belediye başkanlığının MHP’de olduğu Büyük Şehirlerde ya da illerde aday göstermeyecekti.

Ancak Cumhurbaşkanımız, “Yerle seçimlerde AKP büyük şehirlerde ve illerde aday gösterecektir; AKP köklü ve geçmişi olan bir partidir; herkes kendi yoluna…” mealindeki sözlerle ittifakı ret etmiş, Hükümet sözcüsü de, “ AKP’nin yerelde ittifak arayışına ihtiyacı yoktur. Her il ve ilçede seçime girecektir, aksi halde bize oy veren seçmenimize bu durumu açıklayamayız.” diyerek, MHP’nin ittifak çağrılarına kapıyı kapatmıştı.

Bu sefer teklif AKP’den geldi; “ Yerelde işbirliğine ilkesel olarak varız, gelin yeniden masaya oturalım!

Bu anlamda yerelde işbirliği çağrısının doğru okunması gerekir…

Siyasette lodos etkisi diyorum!

Kesin, son dönem yapılan anketlerin etkisi büyük.

Bu durumda Başkanlık ve Hükümet yerelde seçim başarısızlığının altından kesinlikle kalkamayacağının, bu durumun genelde Başkanlık sisteminin dolayısı ile RTE’yi tartışmaya açacağının farkında…

Haliyle gelin görüşelim çağrısı, bu davetin, ret eden tarafından yapılması Başkanlık’ın ve Hükümeti, halkın zihninde sorgu odasında olduğunu gösteriyor?

Soru şu: Acaba anketler mi, yerel seçimler öncesi AKP’yi MHP ile ittifaka mecbur bıraktı?

Yeniden gündeme taşınan ittifak için her iki parti yetkilileri şartları görüşülmek üzere bir araya geldiler, sonuçlarını yerel seçimler sonunda hep birlikte göreceğiz…

***

İttifak arayışları sadece MHP ile sınırlı değil. Kimler yok ki?

Kandırıldık diyenin kurtulduğu…

Dağdaki köy öğretmeninin, bankaya ev kirasını yatıran kiracının tutuklandığı ülkemde, Fetö’yle ilgili belge niteliğinde, işbirliği ve samimiyeti tescilleyen bir sürü fotoğraf, söylem sahibi bakıyorsun Cumhurbaşkanı danışmanı…

Bakan danışmanı…

Büyükelçili ya da elçilik görevlisi...

AKP’den belediye başkanı adayı; size tuhaf gelmiyor mu?

Geçtim; seçimler öncesi, geçmişte “Açılım”, “Çözüm” süreci altında başlatılan ihanet süreci ve başkanlık karşılığı düşünülen federasyon -eyalet sistemi- çalışmaları bu günlerde tekrar gündemde…

Durup-dururken R. Kavakçı’nın Almanya’da fedalar yapıyı incelemesi ve haberin basınla buluşturulması…

Tekrar sürüme sokulan akillerin, keza Oslo’daki Kürt Enstitüsü’nde terör örgütü PKK’nin dış temsilciliklerindeki elebaşları ile buluşması, Başkanlık talimatı ile değil de tesadüf olabilir mi?

Özetle:

Başkanlık, R. Kavakçı’nın Almanya seyahati ile eyalet sitemini tekrar gündem yapması ile…

Akillerin birden Oslo’da zuhur etmesi ile PKK ve onun elebaşlarına resmen, çözüm sürecine benzer olta atıyor! İttifak arayışı değil de nedir?

Meclis’te, “TC” ibaresinin yeniden devlet dairelerine asılması yönünde önerinin oylanmasına, CHP ve İYİ Parti “evet” derken, AKP ve HDP ret verdi.

“ TC’yi yerine koymazsam, “Andımız”ı okutmazsam, AKP’den hesap sormazsam namerdim…” diyen MHP çekimser kaldı.

Ama ne hikmetse:

Fetö ile on yıl boyunca paralel yapı tesis edip ve dahi kurgulanmış sahte delillerle TSK’ya kumpas kuranlar…

Kongrelerine, PKK baş destekçisi, “PKK’nin bir kedisini dahi vermem!” diyen Barzani’yi onur konuğu olarak davet edip, “Türkiye seninle gurur duyuyor…” diye alkışlatanlar…

Diyarbakır meydanındaki PKK mitinginde çocuk katili Öcalan’ın mektubunu okutup, PKK elebaşları ile siyasi çözüm arayanlar dışında, hiçbir şekilde aralarında ittifak anlaşması olmayan, bu amaçla bir araya gelmemiş partiler ve herkes Fetö, PKK terörü ile ilişkili ve ihanet içinde biliyor musunuz?

***

Bir de hukukla örtülü ittifak var!

Hatırlayın…

Lafa geldiğinde sandığa sık sık vurgu yapanlar aylar önce, içlerinde, “Aileme uzanan tehditle istifa ettirilmek zorunda kaldım.” diyenlerin de olduğu belediye başkanlarını istifaya zorlayarak görevden almışlardı.

Aynı senaryo bu günlerde Ünye’de de oynanıyor!

Hukuka bakıyorsun sessiz!

Aylar geçti ne ile suçlandıklarını, neden görevden alındıklarını bilen kendilerinden başka bir Allah’ın kulu yok.

Suçlularsa niye hukuka hesap vermiyorlar yok değillerse niye görevden alındılar halâ belli değil.



Bu yazı 801 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI